Her şey senin kucağında başlamıştı anne,
Her kucağı sen sandım, yanıldım;
İnsanların acımasız olduğunu,
Geç anladım.
Bilemedim anne… Bilemedim...
Küçüktüm, büyüdüm,
Büyüdüm de dünyayı küçük sandım, yanıldım;
Ne kadar büyüsem de
Hayatta bir nokta kadar değerim olduğunu,
Geç anladım.
Bilemedim anne... bilemedim...
Hayatı senin kadar şevkatli sandım.
Onu bıraksam da
O küçük ellerimden beni sımsıkı tutar sandım;
Beni umursamadığını,
Geç anladım.
Bilemedim anne... bilemedim...
Her üç yanlışın bir doğruyu
Götürdüğünü sandım;
Ne kadar da yanılmışım !...
Bir yanlışın tüm doğruları götürebileceğini,
Geç anladım.
Bilemedim anne... bilemedim...
İki canım var zannederdim.
Biri sendin.
Gittin...
Tek canım olup yarısının kaldığını,
Sonradan fark ettim.
Bilemedim annem... bilemedim...
Ama en çok neyi bilemedim biliyor musun annem ?
Seni hep bekledim...
Bilemedim annem affet beni
Oysa sen her zaman benimleydin;
Sen hep benimleydin
Çok geç anladım
Bilemedim annem... bilemedim…
Hakkımda

- SiRHoT
Bir hikâyem vardı
Kimselere anlatamadığım
Bir hikâyem vardı
Okuduğumda, gözyaşlarımı tutamadığım
Bir hikâyem vardı
Başrolünü benim oynadığım
Bir hikâye ki
İşte o "BENİM HAYATIM"
23 Mayıs 2009 Cumartesi
İSTANBUL'U DİNLİYORUM, GÖZLERİM YAŞLI
İstanbul’u dinliyorum,
Gözlerim yaşlı…
Önce delice bir rüzgâr esiyor;
Yerlerde içki şişeleri yuvarlanıyor,
Çöp kutuları devriliyor.
Yakında, hemen yanıbaşımda,
Aç bir adamın haykırışları…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim yaşlı…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim yaşlı…
Uçaklar geçiyor üstümden;
Çok yükseklerden.
Gemiler demir alıyor limanlardan,
Bir kadının suya damlıyor gözyaşları…
İstanbul’u dinliyorum gözlerim yaşlı…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim yaşlı…
Kapkaççılarla dolu Kapalıçarşı,
Tefecilerle dolu ara sokakları,
Dilenci dolu avlular…
Bağrışlar yükseliyor çok uzaklardan,
Bir kış gününde trafik kavgaları.
İstanbul’u dinliyorum gözlerim yaşlı…
İstanbul’u dinliyorum gözlerim yaşlı…
Bir dul geçiyor kahvehanenin oradan;
Küfürler, sataşmalar, tartaklamalar,
Bir şey düşüyor başından yere;
Baş örtüsü olmalı…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim yaşlı
İstanbul’u dinliyorum gözlerim yaşlı
Bir selâ veriliyor caminin birinde,
Cehennem sıcak mı değil mi bilmiyorum…
Gözlerin ıslak mı değil mi bilmiyorum,
Ama gözyaşları süzülüyor yanaklarımdan…
Bütün bunlara kayıtsız kalmama üzülüyorum…
Bu şiiri yazıyorum…
Yüreğimin sesini dinliyorum…
İstanbul’u dinliyorum…
Gözlerim yaşlı…
Önce delice bir rüzgâr esiyor;
Yerlerde içki şişeleri yuvarlanıyor,
Çöp kutuları devriliyor.
Yakında, hemen yanıbaşımda,
Aç bir adamın haykırışları…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim yaşlı…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim yaşlı…
Uçaklar geçiyor üstümden;
Çok yükseklerden.
Gemiler demir alıyor limanlardan,
Bir kadının suya damlıyor gözyaşları…
İstanbul’u dinliyorum gözlerim yaşlı…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim yaşlı…
Kapkaççılarla dolu Kapalıçarşı,
Tefecilerle dolu ara sokakları,
Dilenci dolu avlular…
Bağrışlar yükseliyor çok uzaklardan,
Bir kış gününde trafik kavgaları.
İstanbul’u dinliyorum gözlerim yaşlı…
İstanbul’u dinliyorum gözlerim yaşlı…
Bir dul geçiyor kahvehanenin oradan;
Küfürler, sataşmalar, tartaklamalar,
Bir şey düşüyor başından yere;
Baş örtüsü olmalı…
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim yaşlı
İstanbul’u dinliyorum gözlerim yaşlı
Bir selâ veriliyor caminin birinde,
Cehennem sıcak mı değil mi bilmiyorum…
Gözlerin ıslak mı değil mi bilmiyorum,
Ama gözyaşları süzülüyor yanaklarımdan…
Bütün bunlara kayıtsız kalmama üzülüyorum…
Bu şiiri yazıyorum…
Yüreğimin sesini dinliyorum…
İstanbul’u dinliyorum…
BİR MASALDIR YAŞAMAK
Genç delikanlı oturuyordu bir kenarda
Yine kaybolmuştu hayâllerle süslü dünyasında
Kâğıtlarla dolu bir masada bulunuyorsa da
O şu an çok uzaklardaydı aslında
İşte her şey olup bitti bir anda
Delikanlı göz göze geldi bir kızla
Bir küçük elektriklenme oldu aralarında
Bu bile yetti delikanlıyı hayâllerinden uyandırmaya.
Ve başladı böylece sonu belli olmayan bir aşk hikâyesi daha
Kız çok güzel ve popülerdi ama
Ne yazık ki yoktu o badem gözlerinde bir damla vefa
Delikanlı bile bile kapıldı böyle bir aşkın girdabına
Eline bir kalem aldı ve yazdı masada bulunan kâğıda
Çok değil dört satır yetiyordu kıza olan aşkını anlatmaya
Büyük bir aşk gizliydi mısralarında
Bakalım kız fark edebilecek miydi bu aşkı sonunda
Koşarak geldi kızın yanına
Kızın eline tutuşturup kâğıdı uzaklaştı anında
Kız açıp okudu kâğıdı merakla
Yansıdı muhteşem gözlerinde dört tane mısra
“Yaşam bir masalsa
Badem gözlü prensesim olur musun dünyamda
Çünkü eğer sensiz yaşayacaksam bu diyarda
Vazgeçerim ben tahttan da tacımdan da.”
Bakındı kız heyecanla etrafına
Ama göremedi delikanlıyı vazgeçti sonunda
Kızın bir sevgilisi vardı okulun futbol takımında
Böyle bir kız nasıl yüz verebilirdi ki o delikanlıya
Ertesi gün okula vardığında
Gördü delikanlıyı her zamanki masasında
Yaklaştı ve oturdu yanına
Tam konuşacakken geldi kızın sevgilisi futbol takımıyla
Orada ne aradığını sordu kıza
Delikanlıyı fark etti sonra
Tuttuğu gibi kaldırdı kızı tek koluyla
Ve ayrıldı kız oradan, hiçbir şey söyleyemeden delikanlıya
Günler böyle geçerken kız bir mesaj yolladı arkadaşıyla
Başka ne yapabilirdi ki bu olay karşısında
Olmuştu sevgilisi tam bir zorba
Buna rağmen çıkmalıydı onunla popülerlik adına
Nasıl olmuştu da onu tercih etmişti böyle tatlı bir delikanlıya
Şöyle bir mesaj vardı notta:
“Benim için tacından vazgeçecek kralıma:
Eğer yaşıyorsan sevdiğin kızı kurtarma umuduyla
Belki de yapabilirsin bunu eğer inanıyorsan peri masallarına.”
Delikanlı karar vermişti kızı kurtarmaya
Ama okumamıştı kağıdın arkasını daha
Ve göremeyecekti o notu bir daha bakmayacaktı kâğıda
Çoktan kararını vermişti kafasında
Bir gün karşılaştılar okul çıkışında
Tam geldiğinde takımın kaptanı arabasıyla
Bu olmuştu artık bardağı taşıran son damla
Arabadan indi, bir bıçak çıkardı ve sataştı delikanlıya
Neler olduğunu anlamadan demirin soğuğunu hissetti karnında
Ve kanlar başladı büyük bir hızla vücudundan akmaya
Delikanlı yere uzandığında
Kız ağlıyordu yanı başında
Bir melek ağlıyor diye düşündü ve kayboldu boşlukta
Kızın badem gözlerinden yaşlar süzülüyordu delikanlı kaderine teslim olduğunda
Ve uyanamayacaktı bir daha asla
Kız kendini kaybetti çığlıkları arasında.....
Açtı kız gözlerini bir hastane odasında
Gözyaşları yakıyordu yüreğini hiçbir şey duymak istemiyordu şu anda
Yanındakilerin bakışları her şeyi anlatıyordu ona
Kız doğruldu yatağında ve başladı koşmaya
Gerçeklerden kaçmaya
Saatler sonra....
Ay parlıyordu gökyüzünde dostça
Genç bir kızın gözyaşları soğuk geceye karıştığında
Oturmuş bekliyordu çaresizce bir uçurumun kıyısında
Elinde, yarım kalmış bir sigara
Buğulanmış gözlerle bakıyordu uçsuz bucaksız okyanusa
Hayatının bu son dakikalarında
Yavaş yavaş yürüdü yamacın kıyısına
Ve bıraktı kendisini aşağıya
Okyanusun bilinmeyen karanlıklarına
Cebinde yazılmış ama gönderilmemiş bir mesajla
“Masallar tatlıdır ve güzellikle biter sonunda,
Gerçekler ise acıdır, bitiverir hiç beklemediğin bir anda
Biz en iyisi yaşayalım masallarda
Hayallerinde buluşalım; o sonsuz, harikalar diyarında...”
Yine kaybolmuştu hayâllerle süslü dünyasında
Kâğıtlarla dolu bir masada bulunuyorsa da
O şu an çok uzaklardaydı aslında
İşte her şey olup bitti bir anda
Delikanlı göz göze geldi bir kızla
Bir küçük elektriklenme oldu aralarında
Bu bile yetti delikanlıyı hayâllerinden uyandırmaya.
Ve başladı böylece sonu belli olmayan bir aşk hikâyesi daha
Kız çok güzel ve popülerdi ama
Ne yazık ki yoktu o badem gözlerinde bir damla vefa
Delikanlı bile bile kapıldı böyle bir aşkın girdabına
Eline bir kalem aldı ve yazdı masada bulunan kâğıda
Çok değil dört satır yetiyordu kıza olan aşkını anlatmaya
Büyük bir aşk gizliydi mısralarında
Bakalım kız fark edebilecek miydi bu aşkı sonunda
Koşarak geldi kızın yanına
Kızın eline tutuşturup kâğıdı uzaklaştı anında
Kız açıp okudu kâğıdı merakla
Yansıdı muhteşem gözlerinde dört tane mısra
“Yaşam bir masalsa
Badem gözlü prensesim olur musun dünyamda
Çünkü eğer sensiz yaşayacaksam bu diyarda
Vazgeçerim ben tahttan da tacımdan da.”
Bakındı kız heyecanla etrafına
Ama göremedi delikanlıyı vazgeçti sonunda
Kızın bir sevgilisi vardı okulun futbol takımında
Böyle bir kız nasıl yüz verebilirdi ki o delikanlıya
Ertesi gün okula vardığında
Gördü delikanlıyı her zamanki masasında
Yaklaştı ve oturdu yanına
Tam konuşacakken geldi kızın sevgilisi futbol takımıyla
Orada ne aradığını sordu kıza
Delikanlıyı fark etti sonra
Tuttuğu gibi kaldırdı kızı tek koluyla
Ve ayrıldı kız oradan, hiçbir şey söyleyemeden delikanlıya
Günler böyle geçerken kız bir mesaj yolladı arkadaşıyla
Başka ne yapabilirdi ki bu olay karşısında
Olmuştu sevgilisi tam bir zorba
Buna rağmen çıkmalıydı onunla popülerlik adına
Nasıl olmuştu da onu tercih etmişti böyle tatlı bir delikanlıya
Şöyle bir mesaj vardı notta:
“Benim için tacından vazgeçecek kralıma:
Eğer yaşıyorsan sevdiğin kızı kurtarma umuduyla
Belki de yapabilirsin bunu eğer inanıyorsan peri masallarına.”
Delikanlı karar vermişti kızı kurtarmaya
Ama okumamıştı kağıdın arkasını daha
Ve göremeyecekti o notu bir daha bakmayacaktı kâğıda
Çoktan kararını vermişti kafasında
Bir gün karşılaştılar okul çıkışında
Tam geldiğinde takımın kaptanı arabasıyla
Bu olmuştu artık bardağı taşıran son damla
Arabadan indi, bir bıçak çıkardı ve sataştı delikanlıya
Neler olduğunu anlamadan demirin soğuğunu hissetti karnında
Ve kanlar başladı büyük bir hızla vücudundan akmaya
Delikanlı yere uzandığında
Kız ağlıyordu yanı başında
Bir melek ağlıyor diye düşündü ve kayboldu boşlukta
Kızın badem gözlerinden yaşlar süzülüyordu delikanlı kaderine teslim olduğunda
Ve uyanamayacaktı bir daha asla
Kız kendini kaybetti çığlıkları arasında.....
Açtı kız gözlerini bir hastane odasında
Gözyaşları yakıyordu yüreğini hiçbir şey duymak istemiyordu şu anda
Yanındakilerin bakışları her şeyi anlatıyordu ona
Kız doğruldu yatağında ve başladı koşmaya
Gerçeklerden kaçmaya
Saatler sonra....
Ay parlıyordu gökyüzünde dostça
Genç bir kızın gözyaşları soğuk geceye karıştığında
Oturmuş bekliyordu çaresizce bir uçurumun kıyısında
Elinde, yarım kalmış bir sigara
Buğulanmış gözlerle bakıyordu uçsuz bucaksız okyanusa
Hayatının bu son dakikalarında
Yavaş yavaş yürüdü yamacın kıyısına
Ve bıraktı kendisini aşağıya
Okyanusun bilinmeyen karanlıklarına
Cebinde yazılmış ama gönderilmemiş bir mesajla
“Masallar tatlıdır ve güzellikle biter sonunda,
Gerçekler ise acıdır, bitiverir hiç beklemediğin bir anda
Biz en iyisi yaşayalım masallarda
Hayallerinde buluşalım; o sonsuz, harikalar diyarında...”
RAHAT UYU BEBEK
Bir haftalıktı daha
Dünyaya yeni gelmişti
Yarı açıktı gözleri
Usulca fısıldadım kulağına
Açma bebek gözlerini
Bırak kirlenmesin,
Bırak sende kalsın renklerin,
Dinlemedi,
Gözlerinin ilk göreceği
Annesinin hareketsiz bedeniydi.
Olanlara bir anlam veremedi
Ağlamaya başladı avazı çıktığınca
Son bir nefes kalana kadar ciğerlerinde,
Ağlama diyemedim,
Düğümlendi sözcüklerim satırlarımda
Devam etti ağlamaya,
Fakat bir gürültü daha vardı dışarıda
Kulakları sağır eden bir gürültü,
Bebek sustu,
Dinleme dedim,
Kulak kabarttı dışarı,
Düşmanlar sarmıştı her yanı,
Bombalar vuruyordu her binayı,
Derken kapı açıldı,
Tutmaya çalıştım kapıyı ama olmadı
Tüfek elinde iki asker belirdi
Bebek ağlamaya başladı çılgınca
Onu alan eller, değildi annesinin elleri
Öldür onu dedi
Askerin diğeri
Bebek susuverdi
Sessizce başını çevirip baktı bana
Bir gözyaşı damladı satırlarıma
Ve karıştı bebeğin ruhuna
Asker bıraktı bebeği oracığa...
Bir haftalıktı daha
Ne umutları vardı acaba
Nerden bilebilirdi
Hayatının bağlı olduğunu
Bir düşman kurşununa…
Asker karıştığında karanlığa,
Örttüm bebeğin üzerini,
Kapadım elâ gözlerini,
Ve fısıldadım kulağına
Rahat uyu sen güzel bebek
Bu savaşlar elbet bir gün bitecek
Bir gün bitecek elbet…
Dünyaya yeni gelmişti
Yarı açıktı gözleri
Usulca fısıldadım kulağına
Açma bebek gözlerini
Bırak kirlenmesin,
Bırak sende kalsın renklerin,
Dinlemedi,
Gözlerinin ilk göreceği
Annesinin hareketsiz bedeniydi.
Olanlara bir anlam veremedi
Ağlamaya başladı avazı çıktığınca
Son bir nefes kalana kadar ciğerlerinde,
Ağlama diyemedim,
Düğümlendi sözcüklerim satırlarımda
Devam etti ağlamaya,
Fakat bir gürültü daha vardı dışarıda
Kulakları sağır eden bir gürültü,
Bebek sustu,
Dinleme dedim,
Kulak kabarttı dışarı,
Düşmanlar sarmıştı her yanı,
Bombalar vuruyordu her binayı,
Derken kapı açıldı,
Tutmaya çalıştım kapıyı ama olmadı
Tüfek elinde iki asker belirdi
Bebek ağlamaya başladı çılgınca
Onu alan eller, değildi annesinin elleri
Öldür onu dedi
Askerin diğeri
Bebek susuverdi
Sessizce başını çevirip baktı bana
Bir gözyaşı damladı satırlarıma
Ve karıştı bebeğin ruhuna
Asker bıraktı bebeği oracığa...
Bir haftalıktı daha
Ne umutları vardı acaba
Nerden bilebilirdi
Hayatının bağlı olduğunu
Bir düşman kurşununa…
Asker karıştığında karanlığa,
Örttüm bebeğin üzerini,
Kapadım elâ gözlerini,
Ve fısıldadım kulağına
Rahat uyu sen güzel bebek
Bu savaşlar elbet bir gün bitecek
Bir gün bitecek elbet…
BİR KALBİN VEDASI
Satırlarla paylaşıyorum,
En derin duygularımı,
Rüyalarımda dolaşan
Hoş bir güzele karşı,
Aşkımı bir türlü göremedi ama
Takati kalmadı…
Artık
Yoruldu kalbim, bu onun vedası…
Çağlayan gönülden geriye
Ancak birkaç damla tutundu yüreğime
Aşkının aleviyle doluyor gözlerime
Yakarıyorum sana olan sevdamı bu dizelerde
Yalnız, duyan yok sesimi ne çare
Izdırap bitmek bilmiyor
Lâl olup kalıyor dizelerim
Düşündükçe bu imkânsız aşkı
Izdırap daha bir alevleniyor, ve
Zehroluyor hayat, yok oluyor her nefesimle…
En derin duygularımı,
Rüyalarımda dolaşan
Hoş bir güzele karşı,
Aşkımı bir türlü göremedi ama
Takati kalmadı…
Artık
Yoruldu kalbim, bu onun vedası…
Çağlayan gönülden geriye
Ancak birkaç damla tutundu yüreğime
Aşkının aleviyle doluyor gözlerime
Yakarıyorum sana olan sevdamı bu dizelerde
Yalnız, duyan yok sesimi ne çare
Izdırap bitmek bilmiyor
Lâl olup kalıyor dizelerim
Düşündükçe bu imkânsız aşkı
Izdırap daha bir alevleniyor, ve
Zehroluyor hayat, yok oluyor her nefesimle…
UCUZ AŞKLARIM
Tek satırlık aşklarda yaşadım
En ucuz sevdalarımı
Hüzün içtim
Aşkın yüce kadehinden,
Şarap pahalıydı...
Öznesi bendim o dizelerin,
Nesne almaya ise gücüm yoktu.
Çünkü
Benim sevdam ucuzdu...
Beş para etmez satırlarda
Avare avare dolandım,
Canıma tak etti en sonunda,
Bir noktanın üstüne çıktım.
Tam veda edecektim ki yaşama,
İşte o an rastladım sana.
Bir nesnem oldu sonunda...
Zarf tümlecim,
Hayallerimden oluşuyordu belki ama,
Tekrar hayat buldum bir mısrada.
Bu dizem bir noktayla sonlanmadı daha,
O yüzden şimdilik
Koyuyorum yalnızca,
Bilinmeyene giden üç küçük nokta(...)
En ucuz sevdalarımı
Hüzün içtim
Aşkın yüce kadehinden,
Şarap pahalıydı...
Öznesi bendim o dizelerin,
Nesne almaya ise gücüm yoktu.
Çünkü
Benim sevdam ucuzdu...
Beş para etmez satırlarda
Avare avare dolandım,
Canıma tak etti en sonunda,
Bir noktanın üstüne çıktım.
Tam veda edecektim ki yaşama,
İşte o an rastladım sana.
Bir nesnem oldu sonunda...
Zarf tümlecim,
Hayallerimden oluşuyordu belki ama,
Tekrar hayat buldum bir mısrada.
Bu dizem bir noktayla sonlanmadı daha,
O yüzden şimdilik
Koyuyorum yalnızca,
Bilinmeyene giden üç küçük nokta(...)
DÜŞÜNCE
Kapıldığında düşüncelerinin girdabına
Bir çıkış yolu ararsın umutsuzca
Bitmek bilmeyen saatler
Kovalar birbirini umarsızca.
Bambaşka yollara saparsın
Giderek çıkmaza batarsın
Kendini umutsuz hale sokarsın
Bak dostum haline perperişansın
Duvarlar gelir üstüne üstüne
Yetmezmiş gibi pişmanlık eklenir bir de
Kaçmak istersin gidecek yer yok dizelerimde
Sıkıştın kaldın, ne yapacağını bir sor kendine.
Kal ve dövüş benimle mertçe
Galip gelen özgürdür gitmekte
Şimdi başlayacağız yeniden bu şiire
Kazanabilirsin biraz güvenle
Kurallar, bu şiiri bitirebilen kazanır
Benim bitirdiğimi mi düşünüyorsun, kesinlikle hayır
Dedim ya daha başlayamadım bile
Ben de kayboldum düşüncelerimin içinde
Ne yapalım dönelim tekrar başa,
Şiir çember çiziyor kendi etrafında
Kapıldığında düşüncelerinin girdabına,
Bir çıkış yolu ararsın umutsuzca,
Bitmek bilmeyen saatler
Birbirini kovalar umarsızca…
Bir çıkış yolu ararsın umutsuzca
Bitmek bilmeyen saatler
Kovalar birbirini umarsızca.
Bambaşka yollara saparsın
Giderek çıkmaza batarsın
Kendini umutsuz hale sokarsın
Bak dostum haline perperişansın
Duvarlar gelir üstüne üstüne
Yetmezmiş gibi pişmanlık eklenir bir de
Kaçmak istersin gidecek yer yok dizelerimde
Sıkıştın kaldın, ne yapacağını bir sor kendine.
Kal ve dövüş benimle mertçe
Galip gelen özgürdür gitmekte
Şimdi başlayacağız yeniden bu şiire
Kazanabilirsin biraz güvenle
Kurallar, bu şiiri bitirebilen kazanır
Benim bitirdiğimi mi düşünüyorsun, kesinlikle hayır
Dedim ya daha başlayamadım bile
Ben de kayboldum düşüncelerimin içinde
Ne yapalım dönelim tekrar başa,
Şiir çember çiziyor kendi etrafında
Kapıldığında düşüncelerinin girdabına,
Bir çıkış yolu ararsın umutsuzca,
Bitmek bilmeyen saatler
Birbirini kovalar umarsızca…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)